-RANDEVU-
Uzman Psikolog

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi

Kısa süreli çözüm odaklı terapi, Seksenli yıllarda Steve de Shazer ve Insoo Kim Berg tarafından geliştirilmiş bir yöntemdir. Bu yöntem, pek çok terapi yaklaşımından farklı olarak tümevarım yöntemini benimser. Aynı zamanda teorik bir yaklaşımdan çok pragmatik bir bakış açısını temel almaktadır. Terapi süreci psikodinamik, şema, bdt gibi diğer yöntemlere oranla daha kısadır ve yöntem ismini buradan almaktadır.

Kısa süreli çözüm odaklı terapi modeli, başlangıçta aile danışmanlığı perspektifinden sunulmuş olsa da günümüzde pek çok farklı problemin çözümünde oldukça yaygın ve etkili bir şekilde uygulanabilmektedir. Yapılan araştırmalar, çözüm odaklı kısa süreli terapinin çocukluktan yaşlılığa kadar çeşitli yaş gruplarında; depresyon, anksiyete bozuklukları, okul problemleri, ilişki ve aile problemleri, psikiyatrik bozukluklar gibi pek çok farklı konuda etkili olduğunu göstermiştir (Kim, 2008).

De Shazer (1985)’e göre çözüme odaklanmak sorunu yok edeceğinden terapi sorundan çok çözüm üzerine odaklanmalıdır. Çünkü çözüm çoğu zaman sorunun ortaya çıkış nedeniyle ilişkili değildir ve sorun odaklı düşünce, bireyin halihazırda uyguladığı ve gelecekte uygulayabileceği birtakım çözümleri keşfetme sürecini engeller. Kısa süreli çözüm odaklı terapi, sorunun yaşandığı şimdiki zamana ve sorunun kaynaklandığı geçmiş zamana odaklanmaktansa sorunun çözülme ihtimali olan gelecek zamana odaklanmaktadır.

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Yaklaşıma Göre: 

  • Küçük değişimler büyük değişimlere öncülük eder. Sorunun çözümüne dair atılan en küçük adım, pek çok diğer değişikliği getirir; bütün bu değişimler kademeli olarak daha büyük ve sistematik bir değişikliğin herhangi bir zarara neden olmadan gerçekleşmesini sağlar. 
  • Çözüm problemle doğrudan ilişkili olmak zorunda değildir. Sorundan çözüme ulaşmayı amaçlayan pek çok terapi yaklaşımının aksine çözüm odaklı terapi çalışmaya “Bu problem çözüldüğünde ne farklı olacak?” sorusunun cevabını tanımlayarak başlar. Bu yöntem, problemin doğası ve kaynağı, danışanın patolojisi üzerinde neredeyse hiç durulmamasına neden olur. 
  • Hiçbir problem sürekli olmaz; her zaman değerlendirilebilecek istisnalar vardır. Sorunların içinde istisnalar olduğu gerçeğini fark etmek önemlidir. Kısa süreli çözüm odaklı terapi kişinin hayatında problemin olmadığı anları belirleyerek çözüme ulaşmak için yapılacak değişikliklerde bu istisna durumlardan fayda sağlayabilir.