-RANDEVU-
Uzman Psikolog

EVLİLİKTE TEMEL KAVRAMLAR

Evlilikte Temel Kavramlar

Son yıllarda evlilik terapistleri, çiftler arasındaki en temel problemin iletişim olduğunu vurgulamaktadırlar. Kişilerin partnerleri ile tatmin edici yakınlıkta bir ilişki kuramamaları "anlaşamıyoruz" un açılımıdır. Bu konuda müdahaleler için talebin artması da bu alanda çalışan profesyonellerin iyi tanımlanmış ve denenmiş stratejiler geliştirmesine öncü olmaktadır. Evlilik pek çok insanın duygusal yaşamının evi gibidir. Evlilikte devamlı yakınlık ve kimlik ile ilgili duyguların deneyimlenmesinde ve dışa vurumunda ufak değişiklikler yaşanır. Bu değişiklikler ilişkideki bireylere o anki duygusal durumlarının ve ilişki durumlarının dışa vurumunda yardımcı olur. İlişkide bir şeyler ters gitmeye başladığında genellikle ilk işaret duygusal yaşantı ve bu dışa vurumdaki değişikliklerdir. 

Duygular, düşüncelere oranla daha az kontrol edilebilir veya çarpıtılmaya daha müsaitlerdir. Bu bağlamda terapiye gelmiş bir çiftin duygusal konuşmalara karşı artmış bir hassasiyet içinde olması normaldir. Bu duygusal hassasiyet kimi zaman yanlış anlaşılmalara ve iletişimde aksaklıklara neden olmaktadır. 

Doğru iletişim bir evlilikteki temel yapı taşlarından en önemlisidir. Doğru iletişim ilişki içindeki bireylerin kendilerini ne kadar iyi tanıdığı ve ne kadar açık ifade ettiği ile doğru orantılıdır. İletişimde yargılayıcı ve suçlayıcı olan “SEN DİLİ yerine, duyguları açık ve doğru ifade etmeye yardımcı olan “BEN DİLİ” kullanılmalıdır. Örneğin: “Sürekli ortalığı dağıtıyorsun, bu evin hali ne, ben senin peşini toplamak zorunda mıyım” demek yerine, “Ev işleri beni oldukça yoruyor, bana bu konuda yardımcı olursan daha mutlu olurum” demek kimseyi suçlamadan kendi düşüncenizi olduğu gibi ortaya koyma fırsatı verecektir.

Sevgi bir ilişkide olmazsa olmaz temel kavramlardan biridir. Sevgi bir ilişkinin yakıtıdır ve devamlılığı sağlar. Eşler arası sevgi eksikliği ilişkinin sağlıklı olarak ilerlemesindeki en önemli engelleyici faktördür. Eşler karşılıklı olarak birbirini hem sevmeli hem de beğenmelidir. Beğenmek, sevmekten farklı olarak ufak da olsa bir hayranlık duygusunu harekete geçirir ve bu da ilişkisel diğer kavramların oluşturulması için zemin hazırlar.

Aşk ilişkiyi tolere eden bir kavramdır. İki kişi arasındaki ufak tefek sorunları görmezden gelmeyi, yok saymayı kolaylaştırır. Bu yüzden “Aşkın gözü kördür” deyimi ortaya çıkmıştır. Aşk, ilişkilerin başlangıcında çoğu zaman heyecan kavramı ile karıştırılır.  Aşkın ömrü olduğu söylense de, ilişki içinde aşkı yeniden canlandırmak bireylerin elindedir. Bir ilişkide (az dahi olsa) aşk ne kadar canlanırsa kişilerin birbirine karşı toleransı o kadar yüksek olur.

Romantizm ilişkinin heyecanıdır. İlişkiyi monotonluktan kurtarır. Romantizm ille de mum ışıkları, lüks restoranda yemekler, çiçekler olmak zorunda değildir. İlişki içindeki bireyler doğru iletişim kurduğunda, eşler birbirini sevip beğendiğinde zaten her iki taraf da karşısındakini mutlu edecek temel noktaları görecektir. Bu noktalar doğrultusunda eşlerin birbirine ufak sürprizler yapması romantizmi yaşamalarına olanak sağlayacaktır.

Sadakat bireylerin aidiyet, bağlanma ve güven duygusunu pekiştirmeye yarayan önemli bir unsurdur. Doğduğumuz andan itibaren bağlanma kavramı yaşamımızı şekillendirmektedir. Bebek – anne arasındaki bağlanma, yetişkinlik hayatımıza taşıdığımız bir örüntüdür ve ilişkilerimizde de aynı bağlanmayı yaşarız. Çocukken bu bağ ne kadar sağlıklı ya da ne kadar güvenli ise yetişkinlikte de o kadar sağlıklı bağlar kurarız. Sadakatin eksik olduğu bir evlilikte taraflar arasında kaybolan güven ve aidiyet hissi tarafları başka arayışlar içine sürükleyebilmektedir.

Cinsellik bireylerde temel dürtülerin doyumunu ve boşalımını sağlar. Hayatımızdaki diğer tüm rollerden (çalışan, patron, işçi, anne, baba, abi, abla, evlat.. vs) ayrışıp “KADIN” ve “ERKEK” olmaktır. Sağlıklı bir evlilikte roller arası çatışma yaşanması olası bir durumdur. Kadın ve erkek rolleri arasında ne kadar doğru bir cinsellik olursa, taraflar bu cinsellikte ne kadar tatmin olurlarsa ilişki o kadar sağlıklı devam eder. Doğru bir cinsellikte taraflar tüm arzu ve isteklerini ya da şikayetlerini birbirine açıkça ifade edebilmelidir.

Değer verme ve değer görme evliliğe saygı ve ciddiyet katar. Hayatta tüm insanların sahip olmak istediği ve asla yitirmek istemediği tek şey saygıdır. Kişi hem kendisine saygı duymak, hem karşı taraftan saygı görmek ister. Bunun yolu da değer görmekten ve bunu hissetmekten geçiyor. Eşlerin birbirine değer verdiğine dair geri bildirimleri vermeleri bunu göstermenin en güzel yoludur. Teşekkür etmek, özür dilemek, karşı tarafın sevdiğiniz ve beğendiğiniz özelliklerini vurgulamak değer verdiğini göstermek için oldukça faydalıdır.

Tüm bu kavramların yanı sıra ilişkinin uygun ve ideal ortamda yaşanıyor olması, eşlerin birbirine hayati konularda dürüst davranması, birlikte (baş başa) kaliteli zaman geçirmesi, aynı şekilde ayrı ayrı da aktivitelerde bulunması, kendilerine mahremiyet yaratması, fedakarlık yapması ve güven duyması evliliklerini daha mutlu ve daha huzurlu hale getirecektir.

Evlilik iki kişilik bir yolculuktur. Yanınızda yürüyecek ve sizi asla yarı yolda bırakmayacak mutlu evlilikler için bu kavramlara özen gösterin.

 

Uzm. Klinik Psikolog Başak Saraçoğlu EROĞLU